Yazara göre Arşiv:

Yeni mezun girişimciler geliyor!

Geçen haftasonu arkadaşlarımla Beyoğlu’nda biraz oturmak ve sohbet etmek için nezih bir kafe ararken bir ilan gördüm. “birFİKRİNmiVAR?” yazıyordu ilanda. Hemen zihnimde her öğle yemeğinde ve arkadaş toplantılarında sürekli konuştğumuz “kendi işini kuracaksın abi..” muhabbeti geldi ve hafifçe gülümsedim…


Devamını oku

Ortalama plaza insanları

O gün de sıradan bir global mali kriz günüydü. Plazanın kapısından girdim ve rutin güvenlik kontrollerinden ve manyetik kimlik kartımı o meşhur plaza turnikelerinden birine okuttuktan sonra asansör sırasına girdim. Ortalama plaza insanları (”Ortalama plaza insanı” benim biraz her şeyi veriye indirgeyen işimizi hicvetmek biraz da iş ortamımıza gönderme yapmak için kullandığım bir kavram.) ile beraber önce sıraya girdim sonra da gelen asansöre bindim ve bizim ofisin olduğu kata gelene kadar plaza asansörlerine has ciddi sabah sessizliğine her zamanki gibi gıcık oldum. Her  katta inen ortalama plaza insanları kimsenin yüzüne bile bakmadan “İyi günler” deyip iniyordu. Her sabah o sessizlikte bu duruma gülmemek için kendimi zor tutarım. Bizim kata gelince asansörde kalan ortalama plaza insanlarına hiç de içimden gelmeyerek ve yüzlerine bakmayarak “İyi günler” dedim ve indim.


Devamını oku

Çok yaşa futbol!

Bugün aslında başka bir konuda yazmayı düşünüyordum ama Kastelli’nin son yazısı beni kışkırttı. Konumuz futbol, evet şapkada başka konu vardı ama futbol hakkında yazacağım… Hem herkes yazıyor ben neden yazmayayım? Biraz oyunbozanlık yapacak olsam da amacım tamamen tadınızı kaçırmak degil. Jean’ın dediği gibi futbol üzerine yazmak rakı masasında vatanı kurtarmakla eşdeğer olsa da yazmadan edemeyeceğim. Öyle inanılmaz yeni şeyler, yeni fikirler olmayacak, sadece bir hatırlatma yazısı, biraz oradan biraz buradan… Eh lafını esirgemeyen Edi’ye de bu yakışırdı zaten, değil mi? Neredeyse herkesin bir fikir sahibi olduğu ve herkes için farklı anlamlar taşıyan futbola bugün milyarlarca insan ilgi duyuyor ve bu ilgi sayesinde futbol politika ve ekonomiyle iç içe geçmiş durumda. Bence, bu oyunun bu kadar kitleselleşmesi ve insanlar üzerinde yarattığı etkiler konusunda düşünmemek ve biraz fikir sahibi olmamak futbola hakettiği ilgiyi göstermemek anlamına gelir.


Devamını oku

Edi’nin şapkası -1-

Bugünden itibaren gözüme çarpan ve kafayı taktığım bazı konuları/olayları kısaca paylaşmaya karar verdim. Küçük ve kısa paylaşımlar olacak bunlar. Çok düşünen ve eleştiren bir insan olduğum için haliyle kafayı taktığım pek çok konu ve olay oluyor. Bu nedenle bu takıntılarımı bir seri yapacağım, adını da “Edi’nin Şapkası” koydum. Farkındayım, isim çok yaratıcı değil. Susam Sokağındaki Edi’nin Büdü’yü “Hey Büdü, bil bakalım şapkamın içinde ne var?” diyerek çileden çıkardığı sahneye istinaden bu ismi seçtim. Çünkü yazacaklarımın bazı okuyucularımız tarafından küstahlık olarak değerlendirileceğini, bazıları tarafından faydalı bulunacağını ve  bazılarını da çileden çıkaracağını düşünüyorum…


Devamını oku

Adam olacak çocuklar ne yapacak?

Küçükken okumayı bağımlılık derecesinde çok severdim. Okumayı öğrendikten sonra basılı yayınların inanılmaz bir kaynak olduğunu düşünmeye başlamıştım (1997′den bu yana ise aynı şeyi internet için düşünüyorum). Her neyse, hayatı kitaplardan öğrenebilirim diye düşünürken bol bol okudum o zamanlar. Klasik eserlerde geçen öyküler doğal olarak önceki kuşaklara ait oluyor. O nedenle ilk kez insanları gözlemlemeye başladığım dönemlerden beri bizim nesil bana hep ilginç gelmiştir. İlk  zamanlarda hikayelerdeki karakterler ile bizim nesil arasındaki farklılıkları gördükçe insanları tanımak için kitapların yetmeyeceğini anlamıştım, çocukluk işte, ya da neslimin karakteristik özelliğinden olsa gerek herşeyin kolay bir yolu vardır diye düşünmüş de olabilirim. Bahsetmek istediğim bizim 80 sonrası nesil işte…


Devamını oku

Cortés’le Beyoğlu

Bugün Jean ile “Ara Cafe”ye gittik. Ara Kafe Beyoğlunda… Galatasaray Lisesi’nin karşısındaki PTT ile Yapı Kredi Kitabevi arasındaki sokağa girdiğimizde bizi Jean’ın çok sevdiği Beyoğlu mimarisini yansıtan, duvarları Ara Güler’in fotoğraflarıyla süslenmiş hoş bir kafe karşıladı. Jean’ın dediğine göre Ara Güler’in doğduğu evmiş burası. Kafenin yüksek ferah tavanları ile hoş dekorasyonu sayesinde Beyoğlu’nun kargaşasından sıyrıldık ve sohbetimize başladık.


Devamını oku

Girişimciye kız verilir mi?

“Her sabah Forbes’un Amerika’nın en zenginleri listesine bakıyorum. Eğer listede yoksam işe gidiyorum.” Robert Orben - Komedi yazarı, yaş 81.

Geçtiğimiz salı, 20 Ekim 2008, “Venture Capital and  Private Equity  in Turkey” konulu bir toplantıya katıldım. Toplantı, bir LinkedIn grubu olan “VC PE Turkey” in kurucusu ve Stowbridge Partners yönetici ortağı Memet Matthew Yazici tarafından düzenlenmiş bir networking toplantısıydı. Akademi dünyasını sayın Prof. Dr. Murat Ferman, PE dünyasını iLab Ventures ortaklarından Cem Sertoğlu ve girişimci dünyasını Motiwe’in CEO’su Mete Bayrak’ın temsil ettiği hoş bir sohbet oldu.


Devamını oku