Arşiv: 'Profesyonel yaşam'

Altı Şapka

Günümüz iş dünyasında doğru zamanda doğru kararları vermenin ne kadar önemli olduğu ortada ve ben doğru zamanı göstermese de, iyi bir karar alma aracından bahsetmek istiyorum. Geçtiğimiz aylarda, Mehmet Kocabaş’ın Altı Şapka eğitimine katıldım, keyifli olduğu kadar faydalı bir eğitimdi.

“Paralel Düşünce Araçları” olarak da adlandırabileceğimiz Altı Şapka yönteminin, yaratıcısı düşünce yönetimi konusunda ciddi bir otorite olan Edward de Bono’dur.  Bu yönetimi tam anlamıyla anlayabilmek için aslında eğitimin başladığı yere yani düşünce tarihinin başına gitmek lazım ancak bu kadar çok bilgiyi ne Mehmet Kocabaş kadar zevkli anlatabilirim ne de o kadar iyi bir hafızam var. :o)Ama basit bir dil ile Altı Şapka yönetimini paylaşmak istiyorum.
Devamını oku

Ortalama plaza insanları

O gün de sıradan bir global mali kriz günüydü. Plazanın kapısından girdim ve rutin güvenlik kontrollerinden ve manyetik kimlik kartımı o meşhur plaza turnikelerinden birine okuttuktan sonra asansör sırasına girdim. Ortalama plaza insanları (”Ortalama plaza insanı” benim biraz her şeyi veriye indirgeyen işimizi hicvetmek biraz da iş ortamımıza gönderme yapmak için kullandığım bir kavram.) ile beraber önce sıraya girdim sonra da gelen asansöre bindim ve bizim ofisin olduğu kata gelene kadar plaza asansörlerine has ciddi sabah sessizliğine her zamanki gibi gıcık oldum. Her  katta inen ortalama plaza insanları kimsenin yüzüne bile bakmadan “İyi günler” deyip iniyordu. Her sabah o sessizlikte bu duruma gülmemek için kendimi zor tutarım. Bizim kata gelince asansörde kalan ortalama plaza insanlarına hiç de içimden gelmeyerek ve yüzlerine bakmayarak “İyi günler” dedim ve indim.


Devamını oku

Farkındalık

Farkındalık, TDK’nın Genel Türkçe Sözlüğüne göre “Farkında olma durumu” olarak açıklanmış. Çok ilginçtir ki “Farkında” kelimesi aynı sözlükte yer almıyor.  Muhtemelen bu sözü bilmiyorsaniz sözlükteki açıklamasından da birşey öğrenemiyorsunuz.


Devamını oku

Edi’nin şapkası -1-

Bugünden itibaren gözüme çarpan ve kafayı taktığım bazı konuları/olayları kısaca paylaşmaya karar verdim. Küçük ve kısa paylaşımlar olacak bunlar. Çok düşünen ve eleştiren bir insan olduğum için haliyle kafayı taktığım pek çok konu ve olay oluyor. Bu nedenle bu takıntılarımı bir seri yapacağım, adını da “Edi’nin Şapkası” koydum. Farkındayım, isim çok yaratıcı değil. Susam Sokağındaki Edi’nin Büdü’yü “Hey Büdü, bil bakalım şapkamın içinde ne var?” diyerek çileden çıkardığı sahneye istinaden bu ismi seçtim. Çünkü yazacaklarımın bazı okuyucularımız tarafından küstahlık olarak değerlendirileceğini, bazıları tarafından faydalı bulunacağını ve  bazılarını da çileden çıkaracağını düşünüyorum…


Devamını oku

Adam olacak çocuklar ne yapacak?

Küçükken okumayı bağımlılık derecesinde çok severdim. Okumayı öğrendikten sonra basılı yayınların inanılmaz bir kaynak olduğunu düşünmeye başlamıştım (1997′den bu yana ise aynı şeyi internet için düşünüyorum). Her neyse, hayatı kitaplardan öğrenebilirim diye düşünürken bol bol okudum o zamanlar. Klasik eserlerde geçen öyküler doğal olarak önceki kuşaklara ait oluyor. O nedenle ilk kez insanları gözlemlemeye başladığım dönemlerden beri bizim nesil bana hep ilginç gelmiştir. İlk  zamanlarda hikayelerdeki karakterler ile bizim nesil arasındaki farklılıkları gördükçe insanları tanımak için kitapların yetmeyeceğini anlamıştım, çocukluk işte, ya da neslimin karakteristik özelliğinden olsa gerek herşeyin kolay bir yolu vardır diye düşünmüş de olabilirim. Bahsetmek istediğim bizim 80 sonrası nesil işte…


Devamını oku