Daha az Seçenek, Daha çok Özgürlük

Daha önce hiç www.ted.com adresini ziyaret ettiniz mi bilmiyorum. Etmediyseniz en kısa zamanda bir göz atın. Dünyanın konusunda en önde gelen isimleri Teknoloji, Eğlence ve Dizayn hakkında tüm dünyaya yön verecek fikirlerini paylaşıyorlar. Kesinlikle ve kesinlikle zorla gidip sadece katılmak için katıldığınız sunumlardan değil. Aksine en önemli özelliği ilgi çekici olması. Eskiden bu organizasyonlar çok yüksek ücretlere tabi iken artık www.ted.com adresinden rahatlıkla izlenebiliyor.

Şimdi gelelim buradaki bir videoya; “Barry Schwartz: Paradox of Choice”

Bu videoda Schwartz özetle şundan bahsediyor;

Eskiden sadece 2 tane kot pantolon firması vardı ve ürettikleri modellerde kısıtlı sayıdaydı. En kötü ihtimalle birini beğenmezsem diğerini alıp, alınabilir durumdaki tüm kotlara sahip olarak mutlu oluyordum. Ama şimdi o kadar farklı o kadar çok o kadar iyi & kötü firma ve kot modeli var ki, hangisini alırsam alayım kesinlikle mutlu olamıyorum/olamıyoruz. Bir diğer örnek; markete gidiyorum altı üstü meyve suyu alacağım ama saydım, toplam 97 çeşit meyve suyu var. Hangisi bana en uygun bilmiyorum.

… ve sonuçta Barry Schwartz diyor ki, çeşit arttıkça çok daha az özgür olabiliyorum.

Diyeceksiniz ki, adam bulmuş sen buraya taşıyorsun, bir de blog yazıyorum diyorsun. Evet, Schwartz çok önemli bir tespitte bulunuyor ama o  da bize ne yapılması gerektiğini söylemiyor. Ya da öneride bulunmuyor. Biraz öneride bulunmak istiyorum aslında. Nasıl mı?

Evet artık gündelik hayatın yoğunluğu ve koşturmacasından ne yazık ki neyin bize uygun yada güzel olduğunu seçmeye vakit ayıramıyoruz. Bunun yerine yakınlarımız neler yapmış, neler önermiş, neler tavsiye etmiş onlara bakıyoruz.

Amazon.com sattığı ürünlerin altına yorum ve oylama opsiyonu tanıdığından beri satışlarında artış kaydetti.

Türkiye’de bir çok kişi yurtdışında çıkmadan önce Ekşisözlük’ten gidenlerin yorumlarına bakıyor mutlaka.

Facebook, Twitter, Friendfeed’in en temelde yaptığı şey “şu arkadaş(lar)ın şunu - şunu yapmış. sen de yap” demesi.

iPhone uygulamalarında indirenlerden alınan yorum ve oylar satışı direk etkiliyor

Bunların toplamına baktığımızda aslında bir çok firma için yeni bir konsept oluşuyor. Özellikle de mevcutta belirli bir pazara sahip firmalar eğer doğru bir şekilde ürün/hizmet pazarlıyor ve bunun reklamını yaparak geliri arttırmak istiyorsa artık milyonlarca dolar parayı televizyonlara, dergilere ve gazetelere yayması yerine iyi bir yorum ve memnuniyet ölçüm sistematiği ile bunu çok daha ucuza getirebilirler.

Şu anda Sertap Erener bile friendfeed üzerinden şarkıları ve halkla ilişkileri konusunda direk olarak hayranlarından geri dönüşler alıyor.

Özetleyecek olursak yeni bir satış arttırma yöntemi doğru seçim yapanların yorumlarını henüz seçim yapmamışlara duyurmak.

VN:F [1.0.9_379]
Bu yazıyı değerlendirin:
Bu yazıyı paylaşın:
  • LinkedIn
  • del.icio.us
  • Reddit
  • Digg
  • StumbleUpon
  • Facebook
  • Google
  • Live

3 Yorum

Jean Pierre;   11 Mayıs, 2009

İngilizce versiyonunu yazdığım için özür dilerim Seth Godin’in yazdığınız konuya benzer bir konu hakkındaki görüşleri. Meyve suyu yerine internet :)

Warning: The internet is almost full

Due to the extraordinary explosion in video, blogs, news feeds and social network postings, the internet is dangerously close to running out of room.

Nothing can grow forever, and exponential growth is always short lived. We’re running out of disk space, so if you have something left to say, better hurry. Once it’s full, it’s full.

Of course, the decentralized nature of the net means that it will never be physically full. As long as we can keep making hard drives, we won’t run out of space to store those inane videos of your Aunt Sally. What is full is our attention.

Ten years ago, you had a shot of at least being aware of everything that mattered. Five years ago, you had to be really selective about what you took in, but at least it was possible to know what you didn’t know. Today, it’s impossible. Today, you can’t even read every article on a thin slice of a thin topic.

You can’t keep up with the status of your friends on the social networks. No way. You can’t read every important blog… you can’t even read all the blogs that tell you what the important blogs are saying.

Used to be, you could finish reading your email, hit “check email” and nothing new would show up. Now, of course, the new mail is probably a longer list than the mail you just finished processing.

The internet isn’t full, but we are.

Keyifçi Danışman;   12 Mayıs, 2009

Yaziyi okuyunca aklima nedense hemen politik arenadaki uyarlamasi geldi..Acaba guzel ulkemdeki politik cehaletin cozumu de bu “Daha az Seçenek, Daha çok Özgürlük”te mi sakli? ;)

Tesekkurler Orko..

Orko;   12 Mayıs, 2009

Hoşbulduk,
Teşekkürler :)

Yorum Yaz