Değişim Oyunu

Tüm dünyada aynı anda gösterime girmiş yeni bir oyun varmış. Duydunuz mu? Adı Değişim. Oyun içerisinde sahne dekorlarından tutun da, başrollerinden ışıkçısına kadar her öğe sürekli yer değiştiriyor. Oyunun içinde en son meşhur bir aktör değişimi yapıldı. Meşhur aktörümüz Jack Welch’in boşalttığı koltuk hala yerini dolduracak bir karizma arıyor. Jack Welch kim mi? Kapanan bir devrin savunucusu! Hepimiz şimdiye kadar Jack Welch’i imrenek okuduk, seyrettik, örnek aldık. Gelin bir de bu pencereden bakın, neler değişti ve neler değişiyor hep beraber görelim…Yüzyıllar önce dünyanın yuvarlak olduğunu ispat etmek için canını ortaya koyan Galileo’yu cezalandıranlar haklı çıktı; günümüzde küreselleşme ve teknolojinin getirdiği dinamizmin etkisiyle dünya düzleşiyor, sınırlar ortadan kalkıyor, rekabet artıyor, ekonomik yansımalar anında devreye giriyor ve sonuç olarak hayatımızın her alanında değişim kaçınılmaz bir hal alıyor. Tüm dünya şirketlerinin ilk hedefi değişim; ileri… Kısacası, özellikle iş dünyasında daha belirgin olarak seyredilebilen bu oyuna uyum sağlayacak başroller aranıyor.

Dünya sahnesinde aktif rol oynayan şirketler değişim oyunu için; başrol dağıtımına önce CEO’lardan başlıyor. Çeşitlenen senaryolar okunuyor ve bayrağı göğüsleyecek CEO’lar rollerine hazırlanmak için yola çıkıyor. Bazıları da var ki değişime meydan okuyarak farklılaşmayı tercih ediyor. Bu konuda ABD’nin köklü şirketlerinden biri olan General Electric (GE) bize güzel bir örnek sergiliyor. Şirketin 1981 ve 2001 tarihleri arasındaki CEO’su ve yönetim kurulu başkanı olan Jack Welch iş dünyasında meydan okumanın sınırlarını zorlayarak tamamen bir efsane haline geldi. Prensipleri hakkında çok sayıda kitaplar yazıldı, konferanslar verildi. Kendisi yıllar oldu istifa edeli ama tozu bu kitaplar konferanslar forumlarla daha uzun yıllar gitmemeye yeminli gibi.  “Nötron Bombası” olarak da anılan süperman olarak adını yazdıran ünlü CEO’muzu hepimiz bir yerlerde bir şekilde duyduk biliyoruz.  Oyunun kuralları öyle değil böyle oynanır diyerek işe başlayan Welch, GE’nin piyasa değerini 12 milyar Dolar’dan 280 milyar Dolar’a çıkaran bir sihirbaz edasında 40 yıllık GE serüvenine nokta atışı yaptı. Welch kriterlerinden en önemli ve en çok tartışılanları ise liderlik, hakimiyet ve güç üçlüsüydü. Peki ama Jack Welch’in saltanatını değiştiren neydi? İnsanlar mı yoksa düzen mi değişti? İş dünyasında neler oldu?

Lider olmak ya da olmamak

Jack Welch, görevine geldiği ilk günden itibaren sıfatı için Yönetici yerine Lider kelimesini benimseyip; basamakları hızla tırmandı. Rekabeti seven, hırslı ve acımasız bir portreyle liderliği tanıtan Welch; iş dünyasında hem şirket hem de kişi olarak “Büyüksen iyisindir.” felsefesiyle hareket etti. Ancak zaman geçtikçe büyük olmaktan çok; atak olmak, Değişim Oyunu’nda önem kazandı. Aynı zamanda, bir şirketin yıllık kar oranlarının; piyasa değerinden daha önemli olabileceği fikri ortaya çıktı. İş dünyasının nabzını tutan Fortune 500, bu fikri savunup; 2006 sonuçları ile Jack Welch devrini kapatanların ekmeğine yağ sürdü.  Dünya devlerinden Microsoft’a baktığımızda; 1993 yılında 3 milyar Dolar’lık piyasa değeriyle, rakibi IBM’in 1.22 katı büyüklüğüne ulaşmasına rağmen Fortune 500 sıralamasında ilk 10′da hiçbir zaman yer alamadı. Bunun yanında sıralamada birinciliği yıllarca kimseye kaptırmayan General Electric’in trajik kar düşüşünün genel ölçümlere pek yansımadığı görüldü. Cirolar katlandıkça, belki şirketler büyüyor ama büyüyen dev şirketleri yönetmek de zorlaşıyor…

Pazar liderliği tutkusu

Değişim Oyunu’ ndan başarılı bir CEO olarak kabul görmeniz için şirketinizin piyasada birinci ya da ikinci sırayı alması gerekirdi. Jack Welch’e göre de pastanın en büyük dilimine sahip olabilmek için yapacağınız hamlelerin acımasız olmasında hiçbir sakınca yoktu. Bu, kendisiyle yapılan her röportajda açıkça dile getirilmişti. 90′lı yıllarda iş hayatındaki rekabet tamamen bu stratejinin üzerine kuruluydu. Ancak 2000′li yıllarda görülen o ki; rekabet ortamında ne garanti, ne de bir güvence var. (Bkz. krizler, crises, die krise… ) İşte bu yüzden şirketler artık, müşterilerinin henüz aklına gelmeyen ama asıl istediği “O” olan ürünü hayal edip, yaratarak kendilerini daha güvende ve garantide hissetmenin keyfini çıkarıyor. Bu keyfin adına da “İnovasyon” diyoruz. Örneğin, Coca Cola’nın son yıllarda attığı adımları izlediğimizde, Pepsi’yle pazarın en büyüğü olma yarışından çıktığını, kendi içine ve müşterilerine dönüp yeni ürünler çıkarmak için teknolojilerini zorladığını görüyoruz. Enerji içecekleri atılımı da Coca Cola’nın içerisindeki bu değişimi kanıtlar nitelik taşıyor. Bunun yanında, kahve deyince ilk akla gelen markalardan olan Starbucks da stratejisini değiştirmenin heyecanı içinde. Grubun CEO’su Jim Donald durumu basite indirgemenin keyfiyle “En iyi marka, bizim markamız diye bir iddiada bulunmak yerine; arkadaş edinebileceğiniz, müzik dinleyebileceğiniz, internete bağlanabileceğiniz bir ürünün kimliği olarak kendimizi tanımlıyoruz” cümlesiyle pazar liderliği saplantısından kurtulduklarının sinyallerini veriyor.

Güç yerine cesaret

Hakkında çok sayıda övgü yazısı yazılan, dünya çapında binlerce yönetici tarafından örnek alınan Jack Welch liderlik gücünü şöyle tanımlıyor: “Ben her gün bahçemdeki 750 çalışanıma su ve gübre veren, gerektiğinde de yabani otları temizleyen bir bahçıvanım.”  Böylesi kendinden emin bir yöneticiyi her şirket bünyesinde görmek ister. Ancak, masrafları kısıtlamak, muhasebeyi iyi yönetebilmek ve istihdam açısından iyi kazanımlarda bulunmak her zaman uzun dönemli çözümler sağlamayabilir. Günümüzde başarı için bu metotların hiçbirisinin yeterli olmaması sebebiyle, başarılı bir CEO olabilmek için güçlü ve zeki olmak yerine hızlı ve keskin hamleler yapmak daha önemli hale geldi. Bir bahçıvan olmak yerine; avının üzerinde iz süren bir atmaca olmak; esnek ve yenilikçi yönetim stratejilerini de beraberinde getirdi.

Halka açık şirketler güce güç katmak için katılım sağlayan hissedarları izleyerek grubu daha fazla hissedarla paylaşmak için çözümler üretiyordu. Bu gayretlerin temelinde şirketlerin hissedarlarına olan güvensizliği yatıyordu. Ancak, son yıllarda hissedarlara güven duymaya başlayan CEO’ların yeni ürün, yeni servisler ve müşteri memnuniyetiyle daha fazla ilgilendiklerini; yenilikçi, yaratıcı ve cesur olabilme becerilerini daha fazla önemsediklerini görüyoruz. Ipod yaratıcısı Apple şirketi de bu yolu izleyerek; inovasyon yolculuğunun öncülüğünde; henüz müşterisinin bile zihninde canlanmayan bir ürün hayal edip onun üzerine gitti. Sonuçta, müşterinin asıl istediğinin “O” olduğu şirket kar marjlarının göstergeleriyle rakamsal olarak kanıtlanmış oldu.Jack Welch

Yıkılan Welch Kuralları           Yeni Kurallar
LİDERLİK YÖNETİCİLİK
BÜYÜK HEDEFLER ATAK ADIMLAR
İHTİRAS HIRS
OTORİTE ANLAYIŞ
GÜÇ CESARET
ACIMASIZLIK SABIR
SONUÇ STRATEJİ
SADAKATSİZLİK PAYLAŞIM

Büyük hedeflere kilitlenen, şirketinde bürokrasi kanunlarını ortadan kaldıran, açık ve net mesajlar vermeyi ilke edinen Jack Welch iş dünyası tarihine adını “Küreselleşmenin öncüsü” olarak yazdırdı. Ancak, bu küreselleşme süreci içinde kendi devrinin de birgün kapanacağını pek hesaba almadı. Eskiden çağlar arasında yüzyıllar varken; artık günümüzde her 10-15 yıla bir; eski devrin kapandığını ve yeni bir devrin başladığını kanıtlar nitelikteki sonuçları hep beraber seyrediyoruz. Bazılarımız sahne arkasında, bazılarımız sahne önünden; bazılarımızsa sahnenin ta kendisinde değişime ayak uydurmaya çalışıyoruz.

Global piyasanın topyekün seferberlik halinde olduğu şu dönemde bu yazılanlar belki fazla soyut geldi sizlere. Belki şimdilik havada kaldı. Bir taraftan dağılan şirket evlilikleri; bir taraftan tek başına sessizce batan irili ufaklı gemiler; işsizler, mutsuzlar; dağılanlar, dağıtanlar; yıkılanlar yıkanlar… Sonunda herkes yeni bir liman bulacak kendine ve bu limanın yeni kurallarına; yeni patronlarına ayak uyduracak. İşte bu yüzden, fırtına dinene kadar havada kalmalı; soyut gelmeli ki herşey yeni yerini bulsun yeniden ve yeni oyuncuları ve yeni kuralları ile somutlaşsın bizim Değişim Oyunu

VN:F [1.0.9_379]
Bu yazıyı değerlendirin:
Bu yazıyı paylaşın:
  • LinkedIn
  • del.icio.us
  • Reddit
  • Digg
  • StumbleUpon
  • Facebook
  • Google
  • Live

12 Yorum

Jean Pierre;   4 Mayıs, 2009

Welch’in kullandığı tekniklerin benzerini bizde Koç Holding gerçekleştirmeye çalışıyor. Bakalım onlar da bu değişime ayak uyduracak mı?

Mata Hari;   5 Mayıs, 2009

Koç Altı Sigma dan yola çıktı yanılmıyorsam? Kuşkusuz başarılı olacaktır. Çünkü biz zaten Welch güruhunu biraz geriden takip edebiliyoruz. :)

Keyifçi Danışman;   12 Mayıs, 2009

Welch Amca’nin vizyonu ve yaklasimi Turkiye’deki lider aile sirketlerinin CEO’larini ve yonetim kurullarini “dusunmeye” itti.. ve irili ufakli transformasyon surecleri basladi.. Global olmasa da en azinda bolgesel bir guc haline gelmek isteyen lider aile sirketlerimiz icin yeni bir yol..

Bu arada Kuzey Amerika ve Avrupa’da ortalam bir CEO’nun gorev suresinin 2 yil oldugunu dusununce Welch Amca’yi tekrardan bi takdir edesim geldi ;)

Bu yazini sevdim Mata Hari! :)

Can;   1 Haziran, 2009

CEO’lar, CFO’lar v.s. ust duzey yineticiler hep ilgimi cekmistir. Oyunun kurallarinin degisiyor olmasi biz genclere yeni firsatlar sunacak mi gorecegiz, belki krizin etkisi hafifledikten sonra. Cok hos bir yazi yazmissiniz, elinize saglik. Yeni yazilarinizi bekliyoruz.

Piranha;   2 Haziran, 2009

Bana kalirsa oyun pek degismedi ve degismeyecek de. Sadece gorunen yuzu biraz makyajlanmis gibi geliyor. Duzen elverdigi surece de bu yonetim anlayisi gecerli olacak sadece adi degisecek bence. Yazi icin tesekkurler, devami gelir umarim.

Mata Hari;   3 Haziran, 2009

Arkadaşlar,
Hepinize yorumlarınız için teşekkür ederim. Ben sizlerle varım :)) Şaka bir yana “Değişim” e bizler inanmazsak o kır saçlı milyon milyon tazminatla işten ayrılan Ceo’lar mı inanacak? Jack Welch yine melek, siz bir de aşağıda bağlantıdaki habere bakın;

http://www.stargazete.com/ekonomi/gelmis-gecmis-en-basarisiz-20-ceo-haber-192028.htm

homer;   8 Haziran, 2009

Zaman konusundaki yazı süperdi. ikinci bir yazı okuyacak zamanım vardı :p

Yıkılan Welch Kuralları: LİDERLİK
Yeni Kurallar: YÖNETİCİLİK

şirketin başına yönetici getirmekten bahsediliyorsa, katılmadığımı belirtmek isterim.

Mata Hari;   8 Haziran, 2009

Homer,
Zaman konusundaki yorumunuzun tam da zaman yazımızın altında dalgalanmasını arzu eder; (: Welch mevzuunda ise liderlik ve yöneticilik arasındaki nüanslardan bahsettiğimi bildirmek isterim.

Aydın;   8 Ağustos, 2009

Yazınız çok hoş bir yazı….

Jack Welch’i şöyle de değerlendirebilir miyiz acaba?

SANAYİ TOPLUM’bub en son ve en gözde CEO’su….

Kendisi çağdaşı olduğu İNOVATİF TOPLUM’a yenildiğine göre….

Mata Hari;   8 Ağustos, 2009

Aydın Bey,
Yorumlarınız için teşekkür ederiz…
Yeni yazılarla buluşmak üzere…:)

Aydın;   8 Ağustos, 2009

Neden olmasın…

Bu sayfadan biraz bahsederseniz belki yazılarımızla da destekleriz…

Biz kimiz başlığı altında yazılanlar beni tatmin etmedi diyebilirim…

İiy çalışmalar dilerim

Aydın;   8 Ağustos, 2009

Neden olmasın…

Bu sayfadan biraz bahsederseniz belki yazılarımızla da destekleriz…

Biz kimiz başlığı altında yazılanlar beni tatmin etmedi diyebilirim…

İyi çalışmalar dilerim

Yorum Yaz