Tesadüfün Büyüsü!
siz de düşünmüşsünüzdür zaman zaman; ben yaşantımızın tesadüflerle örüldüğünü düşünüyorum sık sık …hani o “hayatımıza yön vermek ; her şeyi yapmak bizim ellerimizde ..sen iste yeter ki!” klişesine inanmayı çok istiyorum aslında.. elbet birtakım etkilerimiz olmuyor değil yaşamlarımıza.. çabalamaktan , doğru emeği harcamaktan elbette geri kalmayalım falan.. ama her şey, hep, tam da bizim vermek istediğimiz şekle girebiliyor mu?
yok bunları kontrol manyağı bir delinin dışavurumları olarak sayıklamıyorum..
sadece gerçekten tesadüflerin yaşantılarımızdaki rolünü merak ediyorum.. düşündükçe dehşetle karışık bir umut kaplıyor içimi…
dehşet kısmı da umut kısmı da kaynağını tesadüflerin ; rastlantı, olasılık,ihtimal , serendipity*, bilinmezlik, olumsuzluk, yanlışlık, kaza, denetimsizlik, şans, alternatif, kesişme, teğet geçme, oyun, süpriz gibi çağrışımlarla değişik şekillerde bir araya gelebilmesinden alıyor..
- sırf arkadaşının işi çıktığı için yerine katıldığın bir toplantıda hayatının aşkına rastlayabilir insan..
- ilkokul öğretmenin işini gerçekten seven biriyse, okul hayatın pozitif başlayabilir yada tersi durumda bir ömür okuldan nefret edebilirsin…
- tatil için günlerce araştırıp, zorla karar verdiğin oteli su basabilir..
- kooperatif evin 500 kişilik kurasında, en güzel daire de sana çıkabilir, güneye bakan bodrum katı da!..
- doktorsun diyelim ki kurada aydın insanları olan gelişmiş bir kasaba da çekebilirsin; en ücra bir yerde, güvenliksiz bir köyü de..
- köşeyi dönünce karşına azılı bir seri katil de çıkabilir, mahallenin bakkalı da..
- yıllarca varlığından haberdar olmadığın, yeni rastladığın , seni düşündürten bir kelime/kavram her nasılsa o hafta okuduğun gazetede karşına çıkar..
- ilk aşkını tesadüfen bir seminerde/yolda/alışverişte/durakta görüverirsin..
- önünden geçip bilet almadığın piyango bayisinin, büyük ikramiye biletini sattığını öğrenebilirsin sonradan..

- planlamak, dünyaya getirmek için alnının damarını patlattığın bebek,tam vazgeçtiğin ve de en hazırlıksız olduğun bir anda beliriverir ufukta..
- doğru doktor çıkar karşına kanserden kurtulursun, yanlışına rastlayıp üst solunum yolu enfeksiyonundan öteki tarafı boylayabilirsin..
- trafikte yoğunluktan kurtulmak için her günkü güzergahını değiştirip bir yola saparsın , şehir içinde bir vaha ile de karşılaşabilirsin , bir kazanın ortasında da bulabilirsin kendini..
- treni kaçırıp bir sonrakine binersin ; 10 yıldır görmediğin eski iş arkadaşına rastlayıverirsin..
- sınavda elin kayar bir soruyu yanlış işaretlersin , en istediğin bölüme gitme şansını yitirirsin..
- yolda yürüyorsundur kafana 3.katın camı düşer, kafe yerine hastaneye gidip, yaşam savaşı verebilirsin..
- tesadüfen bulduğun mektup, senin hakkında bir boşanma dilekçesi/şikayet mektubu da olabilir ; sana ithaf edilmiş aşk dolu bir itiraf da..
- doğru sperm doğru yumurta ile birleşemediğinden 7.kızını doğurmak zorunda da kalabilir bir kadın..
- bungee jumping yaparken ip kopabilir ..

- eve normalden 3 saat erken dönüp eşinizi başkasıyla yakalabilirsiniz.. ya da normal zamanda dönüp karnıyarık yapabilirsiniz..
- herkesin unuttuğunu sandığınız doğum gününüz bir sürpriz partiyle taçlandırılabilir..
- kendinden 1 dakika önce , bir önceki durakta inen bulaşıcı hastalık taşıyan yolcunun koltuğuna kendini atabilir biri..
- insan hakları/kadın hakları açısından geri kalmış bir ülkede dünyaya gelip bir karakolun önünde kocanız tarafından bıçaklanabilir bir kadın..
- yakalandığın amansız hastalığa, laboratuarda yapılan bir yanlışlık üzerine rastlantısal olarak çare bulunabilir..
- bir filmi tam da algılarınızın en açık olduğu bir dönemde izleyip bir sorgulama süreci başlatıp iç dünyanı bambaşka bir yere taşıyabilirsin..
- en yakın arkadaşınızın ödünç verdiği kitap önünüzde bilinmeyen bir yol/dünya açabilir..
- mahallenizdeki mobesa kamerası kapkaççıyı tespit edebilir..
- işyerinde geçirdiğiniz bir kaza sonucu bir anda bacaksız/kolsuz kalamaz mısınız?
- uzak bir akrabamızdan unutulmuş bir iyiliğimiz yüzünden yüklü bir miras kalması da sadece filmlerde olur gibi mi geliyor?
- eşiniz banyo yaparken bir anda elinizdeki fön makinesi kayıp küvete düşüverse mesela hiç plansız katil ve dul oluveremez misiniz?
- birgün bir sokaktan tam da o saatte geçtiğiniz için çok farklı bir tınısı olan bir müzik duyup bir müzik aleti çalmaya başlayamaz mıyız?
- borsadaki spekülasyonlar tutar; birden zengin de olabilirsin, her şeyini de yitirebilirsin?
- ergenekondan soruşturulan biriyle (yanlışlıkla) telefonda konuşursun birden kendini içerde bulursun; telefonlar çekmiyordur yırtarsın!
- hırsız gözüne sizin evi kestirir bir gecede tüm elektronik eşyalarından olursun!
- bindiğin otobüse araba çarpar hemen önündeki kişi hayatını kaybeder, bilet almaya 2 saat geciktiğin için sen kurtulursun..
- bir restoranın spesiyali diye istediğin yemeği yapan aşcı o gün yoktur çok kötü bir taklidiyle yetinmek zorunda kalabilirsin..
- futbol maçı sonrası atılan sevinç atışlarında serseri bir kurşun seni bulabilir..
- dededen kalma arsanda hazine/tarihi eser çıkabilir..
örnekler binlerce, onbinlerce verilebilir… sizin de aklınıza neler neler gelmiştir şimdi.. her bir örnek onlarca yol ayrımına gelip, oralardan başka onlarca yollara sapıp bambaşka öykülere vesile olabilir..
şimdi bazılarınız tüm bu örneklerin gidişatını ciddi biçimde değiştirebilecek, çok geçerli önlemler, hazırlıklar, temkinlilikler, özenler , dikkatler olduğunu o yüzden de tümüyle tesadüften söz etmenin yersiz olduğunu söyleyecek!.. haklılar.. da benim burnumu kaşındıran işte o TÜM önlemlere rağmen engel olmadığımız , olasılığı düşük de olsa var olma ihtimali olan kısım!
yaşadığımız her an/her olay küçücük tesadüflere , küçücük zaman kesişmelerine, anlık olasılıklara bağlı değil mi? her birinden sonra hayatlarımız nasıl da bambaşka şekiller almıyor mu? aklınız hep o seçilmeyen seçeneğin, bilmediğin olasılığın getireceklerinde kalmıyor mu? sabah evden mutlu, kendiyle barışık ; toplumsal pek çok sorumluluğunu yerine getirmiş bir yetişkin olarak çıkıp akşam yapayalnız bir enkaz olmayacağınızın garantisi var mı? yada gerçek aşka rastlayamayacağınızın..
ben 7-8 yaşlarımdayken 1 saat sonra, bir gün sonra ne olacağını gösteren, bir şey yapınca sonucunda beni neyin beklediğini, sınava girmeden önce soruları gösteren vs. bir cihaz hayal ederdim..tesadüfler, olasılıklar, bilinmezlik ürkütürdü beni..
oysa evet ürkütücü de olsa bir o kadar da sürpriz barındırdığı için tesadüfün büyüsüne dokunmamak gerek gibi geliyor bana.. o yüzden de facebook!a mesela pek sıcak bakamıyorum örneğin..bir tatil kasabasında tesadüfen ilkokul arkadaşın tombik Mehmet’e rastlama ihtimalini ortadan kaldırmak için kurulmuş bir tesadüf bozucu gibi geliyor bana.. yada çok hesaplı tatiller.. çok hesaplı ilişkiler..
*Serendipity: mutlu tesadüf; mutlu kaza..









MataHari; 2 Temmuz, 2009
Hayat bir tesadüf; tesadüfse hayatın ta kendisidir… ;)
İnsanın yüzüne bir tebessüm yerleştiren hoş bir yazı olmuş.
Saygılarımla.